Skoda Octavia 1.4 TSI
Test Sürüşü | 22 Kasım 2009 12:32
Her markanın tarihinde onu zarar uğratan, dipten kurtaran ya da yücelten modeller vardır. Skoda için de Octavia, tam anlamıyla bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Volkswagen kanatları altına girmesinden sonra geliştirilen ve markanın kalite çizgisini belirgin bir şekilde yukarıya çeken ilk model olarak Octavia, bu açıdan çok büyük öneme sahip. 1996 yılında ilk kez piyasaya sunulan, ardından 2000 yılında makyaj gören ilk nesil Octavia'nın ikinci nesli 2004'te yollara çıkmaya başladı. Firma, vefalı ilk nesil Octavia'yı Octavia Tour adıyla üretmeye devam ederken, ikinci nesil Octavia'yı da bu yılın başlarında makyajladı. Silüet aynı ama... Volkswagen Golf altyapısı taşıyan yeni Octavia, bu gençleştirme operasyonu sırasında silüeti aynı kalmak koşuluyla özellikle ön bölümde bir hayli değişime uğramış hissi uyandırıyor. Skoda'nın, özellikle Roomster ve yeni Superb modeliyle birlikte başlattığı yeni marka yüzüne uyum sağlayan ön tasarım, bunu, yenilenen radyatör ızgarası, büyüyen ve farklılaşan farlarla başarmış. Superb'de kullanılanlarla hemen hemen aynı olan bu farlar, ilginç bir özelliğe de sahip. Tıpkı Superb'de olduğu gibi, farların yan kısmında Octavia yazısı dikkat çekiyor. Bu, farlar yandığı zaman daha iyi belirginleşiyor. Ha, gerek var mıydı? Gerek olmasa da, bir güzellik yapmışlar diye düşünmekte fayda var. Bunun yanında aracın ön tamponunda da değişimler söz konusu. Tampon üzerindeki boydan boya havalandırma, radyatör ızgarasıyla aynı boyutlara getirilirken, sis lambalarının daha irileştiği görünüyor. Tamponların üzerindeki siyah banttan da kurtulan Octavia, artık böylelikle daha sportif görünmeye başlamış. Bu arada kapı üzerindeki bantlar da artık gövde renginde. Tabii benzer değişimler arkada da mevcut. Arka stop lambalarının şekli değişmese de, görüntüsü değişmiş. Yan yatmış U şeklindeki orta kısım, artık beyaz büyük bir leke haline bürünmüş. Değişen arka tamponda ince bant halindeki reflektörler dikkat çekerken, yine bant yok. Bu arada bagaj kapağının üzerinde daha önce kendine has karakterle ve kalın harflerle yer alan Octavia yazısı, bu kez küçültülmeş ve inceltilmiş. Deyim yerindeyse okunmaması için değiştirilmiş sanki... Kullandığımız aracın kaputunun altında yer alan motorun TSI olduğunu belirten harfler de öyle... Kromajlı çift egzost çıkışıysa, sportif bir hava katmış otomobile. Tabii ses konusunda çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Aracın içindeyse yenilenen göstergeler, Superb'den alınan ve çok fonksiyonlu yeni direksiyon simidi ilk göze çarpanlardan. Elbette klima kontrolleri ve döşeme seçenekleri de yenilenmiş. Doğru motor seçimi Gençleşen Octavia'da, gençleşme sıfatını en çok hakeden unsur, kuşkusuz yeni kullanılmaya başlanan ve VW Grubu imzasını taşıyan başarılı 1.4 lt TSI benzinli motor. 122 HP'lik versiyonunun kullanıldığı TSI motor, küçük bir güç fıçısı durumunda. Turbo ve kompresör sayisinde alt devirlerde bile atak davranabilen bu motor, Octavia'nın iri görünen cüssesini rahatlıkla taşıyor. Zaten bu motor, Superb'de bile var. 6 ileri manuel şanzımanlı versiyonuyla kullandığımız Octavia 1.4 TSI, aracı fabrika verilerine göre 9.3 sn'de 0'dan 100 km/s hıza çıkartabiliyor. Zaten ivmelenmesiyle de, bunun aşağı yukarı doğru olduğuna kanaat getirmek mümkün. Bununla birlikte aracın yakıt tüketiminin hayli düşük oluşu, hemen dikkati çekiyor. Nitekim aracı kullandığım süre boyunca 100 km'de ortalama 6.5 lt gibi bir rakama ulaştım ki, bunun karma (hem efendi, hem de zaman zaman performanslı) kullanım sonucu ortaya çıkarttığı söyleyeyim. Elbette sürekli performanslı ve klimalı seyahat ederseniz, bunun biraz daha yükselmesi gayet normal. Ancak benzinli bir otomobilin bu denli az yakıt tüketiyor olması, ister istemez takdir hislerimi uyandırıyor... Sonuçta ekonomik tüketim değerlerine imza atabilen, içi ve özellikle de arka koltuklarındaki diz mesafesi hayli geniş olan, büyükçe bir bagaja sahip Octavia, zengin donanım unsurlarıyla da çekiciliği yüksek bir otomobil.


Google
Friend Feed
Twitter
Digg
Delicious
Stumble


